Nev Sağlık Grubu
Gebelikte anomali taraması bebeğin geleceğini yakından ilgilendiriyor

Tıpta yaşanan gelişmeler ışığında, gelişmiş ülkelerde sıklıkla tercih edilen uygulamalar arasında bulunan ve ayrıntılı gebelik ultrasonu olarak bilinen anomali taraması, anne karnındaki bebeğin fiziksel gelişim sürecinin hangi aşamada olduğunu tespit etmek için önemli sonuçlar ortaya koyuyor.

Kapsamlı ultrasonografi olarak nitelendirilen anomali taramasının, anne adaylarının gebelikleri süresince bebeklerine yapılacak en önemli tetkiklerden biri olduğunu vurgulayan Nev Anadolu Hastanesi Radyoloji Bölümü'nden Uzm. Dr. Ünal Kurtoğlu, anne karnında uygulanan anomali tespiti sayesinde bebekteki olası fiziksel anomalilerin ortaya çıkarılabildiğini belirtti. Dr. Kurtoğlu, çocukların ve ebeveynlerin hayat boyu yaşayabilecekleri sıkıntıların önüne geçilebildiğini ifade etti.

Anomali taramasının, çocuğun geleceğini yakından ilgilendiren kritik bir tetkik olmasından dolayı mutlaka uzman ellerde gerçekleştirilmesi gerektiğini kaydeden Dr. Ünal Kurtoğlu; “Her anne adayı, sağlıklı bir bebek dünyaya getirmek ister. Anomali taramasıyla, anne adaylarının daha güvenli ve sağlıklı bir şekilde bebek sahibi olmaları mümkün hale geliyor. Anne karnındaki bu tarama, gebeliğin 18-23 haftaları arasında yapılırken, bu sayede bebeğin organlarını detaylı şekilde görüntülenebiliyor. Anomali taramasında; bebeğin kafasının içi, beyin, omurga, göğüs içi, kalp, karın organları, mide, bağırsak, böbrekler, kollar, bacaklar, parmaklar, yüz, vb. tüm organları, ayrıntılı olarak incelenebilmektedir” dedi.

Akraba evlilikleri ve ileri yaş gebelikleri risk taşıyor

Bebeğin fiziksel görünümünü doğrudan etkileyen veya organlarıyla vücut sistemini bozan her türlü sakatlık ve bozuklukların, fetal anomalinin teşhis kapsamına girdiğini aktaran Uzm. Dr. Ünal Kurtoğlu, “İlerleyen yaş gebelikleri, akraba evlilikleri ve tek yumurta ikizlerinde, fetal anomali görülme olasılığı yüksektir. Genetik etkilerin yanı sıra; annenin hamilelik dönemi boyunca kullandığı ilaçlar ve vücuduna aldığı röntgen ışınları da bu riski taşıyan faktörler arasındadır. Elbette ki bebeğin organlarının fonksiyona sahip olup olmadıklarının, anomali yöntemiyle anlaşılamama ihtimali de bulunuyor. Mesela bebeğin kulakları bu tanıda görülebilir ancak bebekte işitme kaybı da mümkün olabilir. Keza bebeğin göz dokusu normal şekilde görüntülenebilir ancak doğum sonrasında bebekte körlük de ortaya çıkabilir. Tüm bunlara rağmen oldukça yüksek oranda sağlıklı sonuçlar bu yöntem sayesinde elde edilebiliyor” ifadelerini kullandı.